VİTAMİN? AMİN!
Besin, hayatımızın çok önemli bir parçası. Yemek için yaşamayız, ama yiyerek yaşarız.
20 yıl önce vücutçuluğa (body building) başladığımda, suni proteinler almaya başladım. Gerekiyormuş. Böylece ilk defa suni “sağlıklı besin” aldım. Ondan önce hep annemin “sağlıksız” besinlerini yerdim.
İki yıl boyunca günde dört defa 300 ml süte karıştırılmış protein aldım. Unutmayalım, bunun dışında protein yüklü daha üç normal öğün almak gerekiyordu.
Üniversitede işe başladığımdan sonra ise, master ve doktora yükünü ve uykusuzluğu daha hafif atlatmak için, bir sürü vitamin, mineral, antioksidan, kısacası çeşit çeşit renkli multivitamin hapları aldım, bal yedim, süt içtim.
Vitaminler şu veya bu hastalığa karşı iyi gelir denir, ama şu veya bu hastalığa, hatta kansere de neden olur.
Doktorları dinlersek, tüm gerekli olan vitamin, mineral, protein, probiyotik, omega_bilmem_ne v.s.leri önerilen miktarlarda alırsak, günde en az 10 kilo yememiz lazım. Bu mümkün olmayacağına göre, insanlar haplara başvuruyor.
Aslında bu çok kârlı bir sanayi dalı. Ama her şeyi haplardan alamayız ki. Bazı şeyleri alırız, ama enzimleri ve daha kim bilir başka neleri nereden alacağız?
Vitamin derken, aklıma hep Kraftwerk‘in “Vitamin” parçası gelir. Bu işle gece gündüz uğraşanlar gibi, parçanın sözleri de çok basit:
Kalium Kalzium
Eisen Magnesium
Mineral Biotin
Zink Selen L-Carnitin
Adrenalin Endorphin
Elektolyt Co-Enzym
Carbo-Hydrat Protein
A-B-C-D Vitamin
Birkaç yıl önce Kraftwerk‘in konserine gittim. İnanılmaz bir şey. Hayatımda izlediğim en iyi konserlerden biri. Çağdaş hayatı ve saçmalıklarını ne kadar da iyi yakalayabiliyorlar. Bu parçayı Youtube’da izlemek için resme tıklayın.
İki yıla yakın oldu, artık bu “sağlıklı yaşam biçimi“nden vazgeçmiş bulunuyorum.
Günde bir çeyrek domates de yesem, bir parça kavun da yesem, muzun ucunu da yesem, gerekli olan her şeyimi almışım demek.
Şimdi bu “sağlıksız” yaşam mı? Ben ölmedim. Hatta 40. yılıma girerken, hayatımın en sağlıklı dönemimi yaşıyorum.
Sadece eskisine kıyasen daha fazla su içiyorum. Bunu da modadan değil, böbreğim için yapmam gerektiğini doktorumun söylediği için yapmak zorundayım.
Önceden insanlar bu haplarsız nasıl yaşıyordu ki?

J.K. Rowling, “Harry Potter” dizisinin yazarı, geçenlerde dizinin son, yedinci bölümünü yayımladı. Neredeyse aynı zamanda, dizinin beşinci sinema uyarlaması da gösterime girdi.
Salı, 24 Temmuz 2007. Cehennem gibi bir gün.
Limondan elektrik elde edeceğinizi biliyor muydunuz?









