Britney Spears post‘undan sonra “haha, Oktay Britney’yi dinliyor” gibi dinden çıkarıcı dedikodulara fırsat vermemek için, şimdi asıl bir Oktay konusunu açayım size
Çok çalıştığım için bazen ekstradan enerjiye ihtiyacım oluyor. Herkesin gibi. Bu enerji Red Bull değil de genelde müzik oluyor. Bunu Emir Bey çok iyi bilir.
Birkaç yıl önce keşfettiğim bir internet radyosu, neredeyse tüm müzik ihtiyaçlarımı karşılıyor: KNAC.COM.
Doktoramı yazarken günde ortalama olarak 16 saat çaldığım bu kanal sayesinde, doktoramı çok kısa zamanda bitirdim
California’dan 24/7 yayın yapan KNAC.COM‘u hem evde, hem üniversitede çalıyorum. Her gün. Bıkmadan.
Windows Media Player ve Real Player’la lowband’de ücretsiz dinlemek mümkün. Sadece 33 kbps. Yılda sadece 29.95 USD öderseniz (günde 8 cent!), broadband’de MP3 olarak dinleme imkanınız da var.
“Pure Rock” ve “The Loudest Dot Com on the Planet” sloganlarıyla yayın yapan kanal, daha çok hard rock ve heavy metal parçaları çalıyor. En eski rock ve metal parçalarından, günümüzün en gözde death metal parçalarına kadar her şey var.
WMP ile ücretsiz dinlemek için, buraya tıklayın.
İnanılır gibi değil:
Britney Spears saçlarını kesti!
Bir de boynunun üst kısmına dövme yaptırmış.
Kocasından ayrıldıktan sonra zaten magazin dünyasına son zamanlarda ağır basan Britney Spears, bununla herkesi bir o kadar çok şoke etti.
Hayret bir şey yaw.
O güzel saçları varken, insan bunu yapar mı
Gitti o güzel saçlar
Hadi bakalım, bundan sonra kızlarda sıfır saç kesimi moda olmaya başlar
Demek ki kısa bir zaman sonra saçları güzel kızlara rastlayamayacağız
Bilmiyorum dikkat etmiş misiniz, ama çocuklar okuldan çıkınca var hızıyla koşarlar.
Her zaman merak ediyorum, neden?
Acaba o kadar çok mu açlar, susamışlar mı, bilgisayarda oyun mu oynayacaklar, ev ödevlerini bir an önce mi yazmak isterler?
Yoksa okuldan bir an önce kendini kurtarmak için bu bir refleks mi?
Öğretmenlerinden bir an önce kaçmak mı isterler?
Ya da aslında bu sadece sorulması saçma olan bir soru mu?
Yok, yok, saçma sorular yoktur, sadece saçma cevaplar var
ABD’nin bazı eyaletlerinde aynı cinsiyetten oluşan evliliklere geçen yıl yeşil ışık çıkmayınca, homoseksüeller şimdi de karı kocadan oluşan geleneksel aileleri yıkmaya çalışıyor.
Aynı cinsiyetten oluşan evliliğe evet denilmezken en büyük argüman çiftlerin çocuk sahibi olamamaları olduğu için, şimdi de bir zat kalkıp, üç yıl evli ancak çocukları olmayan veya çocuk sahibi olmak istemeyen evliliklerin sona erdirilmesi için bir yasa taslağı hazırlamış, bunun kabul edilmesi için de imza kampanyasına başladı.
Herkes istediği gibi düşünüp hareket etsin, ancak bu girişim bana biraz saçma geldi.
Demokrasilerde herkes yasa girişiminde bulunabilir, ancak benim bildiğim kadarıyla böyle bir taslağın oy aşamasına gelmesi için en az 250,000 imzanın toplanması gerekiyor, ki bu rakam şu anda biraz zor gibi gözüküyor…
Dış görünüş ne kadar da insanları çok etkiliyor…
Zaten saçlarım uzun, ama taşıdığım uzunluktan biraz fazlaysa, “kilo almışsın” diyorlar.
Saçlarımı kestiğimde, “kilo vermiş”im.
Dar kot pantolon giydiğimde de “kilo alıyor”um.
Bol pantolon taşıdığımda ise “zayıflamış” oluyorum.
Kravat taktığımda “kilo alıyor”, kazak giydiğimde de “kilo veriyor”um.
Oysa ben yıllarca ne kilo almışım, ne vermişim.
Bu kilo alıp verme muhabbetini devamlı tekrarlayan insanlara içimden çok gülüyorum, çoooooook